17 yaşındayım, Isparta'dayım. Şiir benim hayatım değil, hayat benim şiirim. Deli dolu bir insanım, görünüşte çok neşeliyimdir, içim harmanlanmış bir yığın siyah çerçeveli buluttan ibarettir. Ölümü yeğleyenlerdenim. Biraz nefes, biraz acı ve biraz da ölüm şerbeti iyi gider. Hadi kokteylimi siz de tadın.
 
 
 
 
 

Nasrettin Hoca’yı gölün başında gören köylü sorar;
+ Napıyorsun hoca?
- Göle maya çalıyorum.
+ Çal keke çal.

 
 
 
 

Topu atan alırdı. Bizden 1-2 yaş büyüklerimize abi diyecek kadar saygılıydık. Su kücüğün söz büyüğündü her zaman.. Küfür etmeyi bile bilmezdik çoğu zaman.. Kızarma gibi özelliğimiz vardı. Utanma duygusu ile büyüdük biz.. Top oynarken forvette Hagi defansta bülent korkmazdık.. Kaleye geçince taffarel oluverirdik bi anda. Sevgilmiz yoktu ama sevenlerimiz vardı. Belli eden bi hareket yaptımı oooo anlayalım lafı cıkardı koro gibi herkesin ağzından aynı anda. Erkeklerle kızlar toplandığında yakar top oynardı. Yine de centilmen adamdık biz yakmazdık bile bile kızları.. Amacımız kötü olmadı hiç bi zaman.. Karnımız acıkırdı öğle vakti güneşin altında ” anneeee yarım ekmek yap ” derdik.. sepetle gelirdi ekmeğimiz. Bakkaldan kola alırdık bazen , veresiye defterine yazdırırdık Babamın haberi var abi nidalarıyla.. Dudağımız patlardı , kimse dayak mı yedin demezdi o zamanlar.. Cünkü kimse kimseye zarar vermezdi. Ya düşmüşüzdür ya da top gelmiştir.. Her hafta dizimizde yara olurdu , kabuk tutardı. Soyması da bi zevk , kaşıması da bi zevkti.. Tasolarımız vardı , bazıları erken kalkar inerdi sokağa biz o ” çıt, çıt ” sesiyle uyanırdık.. Bi kaybettik mi , oturur ağlardık kimi zaman gitti ” misty tasom ” diye.. Zor cıkardı cünkü cipslerden. Bisiklete biner hava atardık arkadaslara. 2002 senesi Dünya kupası macları esnasında sokağa cıkma yasağı getirirdik kendimize.. TÜRKİYE maç yapacak diye yüzümüzü boyardık televizyon karşısında. En kötü hareketimiz , bisiklete pompa eşliğinde havalı korna yapmaktı belkide. Gürültü yapardık , arka lastiğe sıkıştırırdık pet şişeyi motosiklet havası katardık. Yeni dökülmüş asfaltın üstünde cıplak ayak koşmanın zevkini yaşadık biz ! Sonunda zenci ayağımız olsa da.. Bizim için en büyük mutluluk , bugs bunny bitti zannederken arkasına yeniden bir bölüm başlamasıydı belkide.. Oturur izlerdik. Biz iyiydik , güzeldik.. Noldu bize diye sormak bile , tüm bunları yaşayanlarda bi kaç göz yaşına sebep olur belki.. Cünkü içimiz de hala o cocukluğumuz ve anılarımız var.. He unutmadan , camiiye girip içtiğimiz suyun tadı hangi damacanada ??

 
 
unutuldum... by Anonim

ben de öyle anonim

 
 
 
 
asanusta:

Kendini ne kadar kötü hissettiğini kimse anlamıyorsa, iyi bir oyuncusun; ama hayatın sana vereceği bir Oscar yok.

asanusta:

Kendini ne kadar kötü hissettiğini kimse anlamıyorsa, iyi bir oyuncusun; ama hayatın sana vereceği bir Oscar yok.

 
 

İnsanlar 2’ye ayrılır;

-Ağzını yüzünü yediğim
-Geldi yine tipini siktiğm…

 
 
Annem, “Yemek hazır!” dediğinde ben;

Annem, “Yemek hazır!” dediğinde ben;

 
 

Mutluluk: Bugs Bunny bitti zannederken aslanın kükreyip yeni bölümün başlamasıydı

(Kaynak: optikmouse)